DEVRİMİN ZİNDANLARDAKİ
TUTSAK NEFERLERİNE VE
DEVRİME SAHİP ÇlKALIM!


Hakim sınıfların, ülke çapındaki devrimci mücadeleye karşı müstahkem mevzi haline getirmeye çabaladıkları zindanlarda, devrimin düşman elindeki tutsak neferlerinin F tipi cezaevlerine karşı mücadelesi yeni bir safhaya girmiştir.

Faşist Türk Devletinin zindanlarından birinden öbürüne, yeni bir mücadele ateşi yeraltı yangını gibi yayılmaktadır. Cezaevi denilen bu cehennem dehlizlerinde, teknisyenleri, ruhunu hakim sınıflara satmış kasap doktorları, psikologları ve ABD 'li uzmanları ile bu tam teşekküllü işkence tezgahlarında, T.C Devletinin bu sistematik cinayet yuvalarında senelerdir canını karşı-devrimin azılı saldırılarına karşı siper ederek devrimin bayrağını korumak için mücadele eden devrimin tutsak neferleri, hakim sınıfların zindan terörü ve politikasına karşı çeşitli protesto ve direnişlerle günbegün genişleyen yeni bir mücadele başlamıştır.

Sınıf mücadelesi ve siyasi kutuplaşmanın ülke çapında yeni bir konjonktüre doğru hızla seyrettiği bu dönemde; zindanlarda yükselen bu mücadele kısa zamanda siyasi arenanın önemli bir öğesi haline gelmiştir. Hakim sınıflar dahil olmak üzere, toplumun her katmanı zindanlarda güçlenen mücadele karşısında kendi sınıf çıkarlarının belirlediği görüş açısından tavır takınmaktadır.

Her şeyden önce, zindanlardaki mücadelenin bu dönemde eriştiği seviye ve yaygınlık derecesi, esas itibariyle, hakim sınıfların kendi faşist diktatörlükleri için gerekli gördüğü zindan terörü ve barbarlığını belirli ölçüde artırmalarının veya "demokratik reform"ve "idam cezası kalkacak" yada "demokrasi gelişecek" sahtekarlığı için azaltmalarının bir ürünü değil, tam tersine ülke çapındaki ani sıçramalar ve artan siyasi sarsıntılar içinde yükselişinin bir göstergesidir. Öteden beri, zindanlardaki devrimci mücadele, ülke çapındaki devrimci mücadelenin barometresi olmuştur.

Gelişen sınıf mücadelesi önünde hakim sınıflar, faşist düzeni ve temel dayanaklarını ayakta tutmak için farklı taktiklere başvuracaklardır. Ama temel politikaları değiştirmeleri mümkün değildir; zindanlar: T.C Devletinin sahibi tüm komprador burjuva feodal hakim sınıfların faşist diktatörlüğünün ezilen sınıflara, azınlık milliyetlere, ezilen Kürt ulusuna ve devrime karşı örgütlü şiddetin, devlet teşkilatlanmasının (Türk ordusu gibi) resmi demirbaşları arasındadır.

Her dönemde olduğu gibi, bu dönemde de hakim sınıfların devrimci saflardan esir aldıkları savaşçılara ve zindanlarda yürütülen mücadeleye karşı politikalarını belirleyen, onların devrime karşı uyguladıkları politik ve ideolojik taktiklerdir. Amaçları, devrimi engelleme umuduyla devrimci hareketi siyasi-ideolojik ve örgütsel olarak çökertmek ve imha etmektir .

Fiziksel ve örgütsel olarak imha edemediklerini siyasi ve ideolojik olarak çökertmeyi, nicelik olarak yokedemediklerini nitelik olarak yoketmeyi amaçlamaktadırlar. Düşmanın devrimden öç almasının en sinsi ve en çok zarar veren metodlarından biri, devrim safından esir aldıklarını kanlı terör ve ölüm tehdit altında tövbekarlığa zorlamak, ideolojik olarak yıldırmak ve düşmana teslim olan nadimler ile devrim saflarında gelecek yenilgilerin zehirli tohumları saçmaktır.

Zindanlarda gelişen yeni mücadele karşısında hakim sınıflar bu politikaya daha hırslı bir şekilde sarılmaktadırlar. Faşist T.C. Devletinin ele geçiremedikleri zindanlardaki muharebelerde devrimci tutsakların direnişleri,ölüm oruçları isyanlar ile birçok kez T .C. Devletini dize getirmişlerdir. Devrimci tutsakların kahramanca şehit olduğu ölüm oruçları sırasında hakim sınıflar; aldıkları yenilgilerinin hemen ardından Ümraniye, Buca, Ankara Ulucanlar cezaevine hunharca saldırdılar. Faşist feodal-gerici rejimin kadın düşmanı mantıklarının ürünü olarak devrimci kadın tutsaklara ve herhangi bir gerekçe ile tutuklanan kadınlara karşı tecavüz ve tacizi sistematik birşekilde devam ettirmektedirler. Diyarbakır ve Ulucanlar cezaevinde yirmi devrimci tutsağı katlettiler. Teslim alınamayan ve başeğmeyen devrimin zindanlardaki tutsak neferlerine karşı F tipi denilen cezaevi uygulaması ile yeni bir saldırı başlatmışlardır. Hakim sınıfların borazanı boyalı medyası cezaevlerini teslim almanın yollarını aramaya başladılar.

T.C. Devletinin ünlü faşist polis şeflerini içişleri bakanı tayin ettiler. F tipi cezaevlerini ardarda inşa ediyorlar. Hücre tipi olarak bilinen bu yeni faşist zindanlar yoluyla devrimci tutsakların birlikte mücadele ve isyanlarını önlemek en önemlisi de ağır tecrit koşullarında teslimiyete zorlamaktır. Türkiye ve Kürdistan' daki zindanların tamamında onbinlerce devrimci tutsaktan dört bine yakınını F tipi denilen dehlizlere taşınmasının planlarını daha şimdiden yapmaya başladılar. Bir yandan yüzlerce idam cezası, işkenceyle, devrimci mücadelede baş eğemeyişi imha ile ortadan kaldırmayı, diğer yandan 'pişmanlık yasası' ve diğer uygulamalarla teslimiyeti telkin etmeyi hesaplamaktadırlar. Hakim sınıfların 'demokratik reform' sahtekarlığının bir parçası olarak tezgahladığı 'yasaklar reformu' ortamında, ilerde bu faşist düzene hükümet olmayı arzulayan, kanatları ise, dün idam cezasını destekledikleri devrimcilerin bu gün açlık grevlerini destekler demeçler vermektedir. Amaçları zindanlardaki mücadeleyi ve bu mücadeleyi destekleyen halk kitlelerini kendi sınıf çıkarları ve kariyerleri için ve hakim sınıf klikleri arasındaki dalaşa alet etmektedir.

Tüm dünya ülkelerinde, Peru'dan, Nepal'e, Filipinler'e emperyalizme karşı savaşan ve esir düşmüş olan siyasi tutsaklar zindanlardaki en keskin sınıf mücadelesinin şahitleridir. Peru gerici devletinin saldırılarında yüzlerce siyasi tutsak katledilmiştir. Peru'lu yoldaşlarımız zindanları 'savaşın parıldayan siperlerine' çevirdiler. Onlar da Türkiye ve Kürdistan' daki devrimci tutsaklar gibi yenilgi ve saldırı karşısında teslim olmayı reddetmiş ve ideolojik siyasi, örgütsel birliğini emperyalizm ve tüm gericiliğin hesabını görme yolunda verilen tarihsel muharebede yeni bir taarruz için hazırlığı güçlendirip ilham vermiştir.

Bu koşullarda, devrimci kitlelerin tüm imkanlarını seferber ederek devrimci mücadelenin yeniden örgütlenişine katılmaları, devrimin zindanlardaki neferlerini bu seferberlik içindeki siyasi, ideolojik ve örgütsel rollerini oynamalarını, düşman elinden kurtulmalarını sağlamak amacıyla hareket etmeleri gerekmektedir. Halk savaşı yoluyla T.C. Devletini (ve elbette zindanlarını) ortadan kaldırmadan, zindanlardaki koşullar gerçek anlamda değiştirilemez. Tarihi tecrübe bu gerçeği kanıtlamaktadır. Zindanlarda faşist rejimin kanlı pençesine esir düşmüş devrim neferleri üzerindeki terörünü belli ölçüde gerileten esas faktör, ülke çapında devrim için yürütülen mücadelenin kendisi olmuştur.

KIRILSIN ZİNCİR, YIKILSIN DUVAR, BOŞALSIN TÜM ZİNDANLAR!

EMPERYALİZMİN KİRALlK İTİ, FAŞİST TÜRK DEVLETİ HALK SAVAŞIYLA DÜRECEĞİZ DEFTERİNİ !

YAŞASIN PARTİMİZ TKP/ML !

TKP/ML MAOİST PARTİ MERKEZİ Taraftarları